Dengelenmiş Kuvvetin Yönü Nedir? Bursa’da yaşıyorum, yani gündelik yaşamımda sürekli bir şekilde güçlü kuvvetlerin, dengelerin, enerjilerin iç içe geçtiği bir çevrede bulunuyorum. Hem mühendislik bilgisiyle hem de sosyal bilimlere olan ilgimle, “dengelenmiş kuvvetin yönü nedir?” sorusu bana her zaman ilginç bir mesele gibi gelir. Kendi bakış açımdan bu soruyu ele alırken, dünya genelinde ve Türkiye’deki farklı bakış açılarını da göz önünde bulundurmak önemli. Bunu yaparken, hem mühendislik hem de insani açıdan meseleyi tartışmayı hedefliyorum. Temel Fiziksel Kavram: Dengelenmiş Kuvvet İçimdeki mühendis hemen devreye giriyor: Dengelenmiş kuvvet, fiziksel anlamda, bir cisme etki eden ve birbirini iptal eden kuvvetlerin toplamıdır. Yani, eğer…
6 YorumEtiket: de
Dengelenmiş Kuvvetin Yönü Nedir? Bursa’da yaşıyorum, yani gündelik yaşamımda sürekli bir şekilde güçlü kuvvetlerin, dengelerin, enerjilerin iç içe geçtiği bir çevrede bulunuyorum. Hem mühendislik bilgisiyle hem de sosyal bilimlere olan ilgimle, “dengelenmiş kuvvetin yönü nedir?” sorusu bana her zaman ilginç bir mesele gibi gelir. Kendi bakış açımdan bu soruyu ele alırken, dünya genelinde ve Türkiye’deki farklı bakış açılarını da göz önünde bulundurmak önemli. Bunu yaparken, hem mühendislik hem de insani açıdan meseleyi tartışmayı hedefliyorum. Temel Fiziksel Kavram: Dengelenmiş Kuvvet İçimdeki mühendis hemen devreye giriyor: Dengelenmiş kuvvet, fiziksel anlamda, bir cisme etki eden ve birbirini iptal eden kuvvetlerin toplamıdır. Yani, eğer…
8 YorumDeğer Vermek Ne Demek? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir kişinin başka birine değer verdiğini söylediğinde, çoğumuz bunu doğrudan anlayabiliriz. Ama gerçekte, “değer vermek” ne demek? Birine değer verdiğimizde, neyi, nasıl ve neden değerli kıldığımızı hiç sorguladık mı? İnsan davranışlarının ardındaki bilişsel ve duygusal süreçler hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz? Kimi zaman basit bir davranış gibi görünen bir “değer verme” durumu, çok daha karmaşık bir psikolojik yapının yansıması olabilir. Değer vermek, hem kişisel hem de toplumsal düzeyde, insanların birbirleriyle olan etkileşimlerini şekillendiren temel bir olgudur. Bu yazıda, değeri vermek kavramını psikolojik açıdan inceleyecek; bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji boyutlarıyla bu olgunun…
6 YorumHumbaracı Ocağını Islah Eden Kişi Kimdir? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimelerin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Edebiyat, yalnızca sözcüklerin bir araya gelmesiyle var olan bir sanat dalı değil; aynı zamanda tarihî olayları, kültürel değişimleri ve toplumsal dönüşümleri anlamamıza olanak tanıyan bir güce sahiptir. Her kelime bir anlam taşır, her anlatı bir tarihsel süreci yansıtır. Tıpkı bir toplumun geçmişine ait derin izleri çözümleyerek bugünü anlamaya çalışmak gibi, kelimelerin ve metinlerin gücüyle, geçmişin karanlıklarına ışık tutabiliriz. Bugün, Humbaracı Ocağını ıslah eden önemli bir şahsiyeti, bu edebi perspektif üzerinden inceleyeceğiz: Humbaracı Ahmet Paşa. Humbaracı Ocağı ve Ahmet Paşa Humbaracı Ocağı, Osmanlı İmparatorluğu’nun askeri…
8 YorumKur’an’da Gök Ne Demek? – Varlığın Ufku Üzerine Felsefi Bir Deneme Giriş: Filozofun Bakışıyla Göğe Doğru Bir filozof için gökyüzü, yalnızca başımızın üzerindeki mavi boşluk değildir; o, düşüncenin sınırıdır. İnsan, göğe baktığında hem kendi küçüklüğünü hem de varoluşun büyüklüğünü hisseder. Kur’an’da “gök” (Arapça: semâ) kavramı da bu iki duyguyu aynı anda taşır: hem yaratılışın düzenini hem de bilginin sınırlarını hatırlatır. Kur’an, göğü bir mekân değil, bir anlam ufku olarak anlatır. “Gökleri ve yeri yaratan” (En’am 6/1) ifadesi, evrenin metafizik boyutunu açar; insanın bilgi, etik ve varlık üzerine düşünme biçimlerine yön verir. Bu yazıda “gök” kavramını üç felsefi düzlemde – epistemolojik,…
14 YorumKoyunun İnce Bağırsağı Yenir mi? Siyasetin Sofrasındaki İktidar Tadımı Bir siyaset bilimci için her soru, yalnızca bir merak değil, aynı zamanda bir güç metaforudur. “Koyunun ince bağırsağı yenir mi?” sorusu, yüzeyde biyolojik bir sorgu gibi görünse de, aslında iktidarın sınırları, toplumsal düzen ve ideolojik meşruiyet üzerine düşünmenin provokatif bir yoludur. Sofra, tarih boyunca sadece yemek yenen bir yer değil, güç ilişkilerinin kurulduğu, kimliklerin yeniden üretildiği bir siyasal arenadır. Koyunun ince bağırsağı, yani halk arasında bilinen adıyla “kokoreç”, bu arenada hem bir sınıf göstergesi, hem de bir direniş biçimi olarak var olur. — İktidarın Sofrası: Ne Yenirse Meşru, Ne Yasaksa Tehdit…
10 YorumBir Ekonomistin Gözünden: “Gönül Şarkısı”nın Ekonomik Anlamı Kaynakların sınırlılığı… Ekonominin temelinde yatan bu kavram, sadece üretim faktörlerinin değil, insan duygularının da bir sınırı olduğunu hatırlatır. Bir ekonomist için “Gönül Şarkısı”, yalnızca bir aşkın değil, seçimlerin maliyetinin, fırsat kayıplarının ve bireysel tercihlerle toplumsal dengelerin melodik bir ifadesidir. Tıpkı bir piyasa gibi, gönül de arz ve talep arasında denge kurmaya çalışır; duygusal yatırımın getirisi ise her zaman öngörülebilir değildir. Kaynakların Sınırlılığı ve Gönlün Ekonomisi “Gönül Şarkısı”, insanın içsel kaynaklarının sınırlılığını anlatır. Sevgi, zaman ve dikkat, tıpkı ekonomik kaynaklar gibi kıt ve değerlidir. Bu kaynakların nasıl dağıtıldığı, bireyin yaşam kalitesini ve toplumsal uyumu…
14 YorumHalkalı Avrupa Yakası mı? Bir Yerin ve Zamanın Hikâyesi İstanbul’un o büyülü havasını, sürekli değişen dokusunu seviyor musunuz? Peki ya Halkalı, Avrupa Yakası’nın kalbinde yer alan bir semt mi, yoksa Asya’ya göz kırpan, kendi hikâyesine sahip bir yer mi? İstanbul’da her semt, kendi içerisinde bir dünya barındırırken, Halkalı gibi bir yer, şehri daha yakından tanımak isteyen herkes için özellikle dikkat çekici. Bu yazımda, Halkalı’nın hem coğrafi hem de toplumsal anlamda Avrupa Yakası ile olan ilişkisinin derinliklerine inmeye çalışacağım. Halkalı: İstanbul’un Gelişen Yüzü Halkalı, İstanbul’un Avrupa Yakası’nda yer alan, son yıllarda büyük bir dönüşüm geçiren semtlerden biri. Küçükçekmece ilçesinin bir parçası…
13 Yorum