Ev Tekil Mi, Çoğul Mu? Sizin Evde Durum Ne?
Düşündüm de, “ev” dedikçe kafamda bir sürü soru belirmeye başlıyor. Şu an evde yalnız mıyım? Hadi gelin bu soruyu birlikte tartışalım. “Ev tekil mi, çoğul mu?” sorusunu gündeme getiriyorum çünkü, işte bir gariplik var. Kendimi evimde yalnız hissediyorum ama her şeyim “ev” oluyor. Evet, yanlış duymadınız, “ev” tekil de olsa, çoğul da olabilir. Çünkü bazen evde hissettiklerimiz öyle bir şey ki, sayısız duygunun bir arada yaşandığı bir mekan halini alıyor. Yani ev tekil mi, çoğul mu? Hadi buna biraz kafa yoralım. Tabii, ne kadar eğlenceli olursa o kadar iyi.
—
Ev Tekil, Ama Hislerim Çoğul
Beni takip edin, çok derinlere inmeyeceğim ama düşündüm de: Ev dediğiniz şey aslında ne kadar tekil olabilir? İzmir’de, 25 yaşında, sırf içten içe düşüncelere dalmakla meşgul bir gencim, ama hep de espri yaparım. Yani evde her şey çok kalabalık. Mesela bu sabah mutfakta kahvaltı hazırlarken bir an kendi kendime düşündüm. “Acaba bu çatal tekil mi, çoğul mu?” diye. Bu çatalı kullanan ben varım, o kadar. Ama diğeri var mı, orası da tartışılır. Ya da buzdolabındaki ayran, tek başına mı? Neyse ki bu soruyu fazla sorgulamadım. Ama evin kendisi… İşte o bir garip!
Ev, tekil ama içinde yaşanan her şey çoğul. Evin içindeki her bir eşya, insanın duygularıyla şekil alıyor. Çoğu zaman evde yalnız hissetsem de, aslında evin içindeki her şey bana eşlik ediyor. Mutfakta hâlâ tükenen ekmeğin, salondaki eski sandalye kolunun, yatak odasında birikmiş çorapların sesi var. Bir şekilde eve girince o küçük evde neredeyse bütün duygularım bir arada… Tekil bir “ev”, ama hissiyat çoğul.
—
Evdeki Her Şey Tekil Mi, Çoğul Mu?
Diyelim ki evde biriyle yaşıyorsunuz, oda tekil. Ama orada yaşadığınız her an, her olay, her sohbet tekil değil. Hep bir kolektif hal var. Evin içinde 7-8 tane farklı ruh, düşünce, sinir hali var. Yani, evdeki her şeyin bir arada yaşanması, evin aslında tekil olmaktan çok çoğul olmasına neden oluyor. Mesela yalnızken o odaya girdiğinizde içeriye adım atarken “Bir dakika, bu odada ben varım” diye düşünüyorsunuz. Ama bir başkasıyla yaşadığınızda o oda bir anda çok daha kalabalık ve tekil olmaktan çıkıyor.
Bir de insan evde yalnızken hani bir şeyler yapıyor ama kendini garip hissediyor. Mesela bu sabah bir kahve yaptım, klasik. Ama bir ses duydum:
Kendimle Sohbet
İç sesim: “Bu kahveyi kim için yapıyorsun? Yani… sen yalnızsın, ona ne gerek vardı?”
Ben: “Ama… bir dahaki sefere daha büyük bir bardak alırım.”
İç sesim: “Veya bir arkadaş çağırıp, sabah saat 9’da bir kahve içebilirsiniz, ne de olsa hayat kısa.”
Evde yalnızken, kahve bile tekil olmaktan çıkıp çoğul olabiliyor. Öyle ya, bazen bir şeyler yaparken yalnız olduğunuzu unutuyor, aslında bir dolu şeyle bir arada oluyorsunuz. Şöyle düşünün; evdeyken hep bir iç monolog yapıyorsunuz ya, bazen kendinizin bile en büyük sohbet arkadaşı oluyorsunuz. Yani evin kendisi bile aslında tekil değil!
—
Evdeki Gereksiz Nesneler ve Ev Tekil Mi, Çoğul Mu? Savaşım
Evde hiç gereksiz şey var mı? Vardır. Hangi evde yok? Bir sürü nesne sizi evin içinde takip eder ve her biri tek başına sizinle var olmak ister. Ama bir süre sonra o nesnelerin sayısı öyle artıyor ki, “ev” bile tekil olmaktan çıkıyor. Bir bakıyorsunuz, her şeyin bir kimliği, kendine ait bir hikayesi var. Ya da bir türlü özenip temizlemediğiniz o köşe, bir anda sizin için öyle önem kazanıyor ki, evin her alanı gibi çoğul olmaya başlıyor.
Mesela bu sabah, odama girdim ve eski bir spor ayakkabı buldum. Tek başına bir ayakkabıydı ama o an, tek başına olmayan bir anlam taşımaya başladı. O kadar çok şeyi hatırlattı ki bana. “Haa, bu ayakkabıyı geçen yaz arkadaşlarla kumsalda giymiştik.” Sonra bir bakıyorsunuz, eski tişörtlerden oluşan bir yığın, içinde kaybolmuş bir dizi farklı duygu, hepsi evin bir parçası olmuş. Hani evde yalnız olduğumuzu sanırken, aslında içeride başka başka ruhlar var.
—
Sonuç: Ev Tekil Mi, Çoğul Mu?
Ev, evet, teknik olarak tekil bir kavram olabilir, ancak içinde yaşadığınız her şey, duygular, eşyalar, zaman içinde bir çoğulluk yaratıyor. Eğer biraz dikkat ederseniz, evdeki her nesne, her eşya, her köşe bir hikayeye dönüşür. Ve bu hikayeler çoğu zaman tek bir kişiye ait değildir. Zaten her birimizin hayatında “ev” dediğimiz şey, bazen yalnız kalmak isterken kalabalık, bazen kalabalıkken de yalnızdır. Kısacası, ev tekil değil, içindeki her şeyle çoğuldur.
Evin içinde çoğul bir yaşam sürerken, dış dünyaya bakınca tekil bir birey olarak var olduğunuzu hissediyorsunuz. Ama işin asıl garip kısmı, belki de evin içinde tüm bu ruhlarla birlikte daha çok “birey” olduğunuzun farkına varmanızdır. Yani, evin içinde yalnız olsanız da, aslında evinize bir sürü insanın duygu ve hikayesi sığar. Bu yüzden, “ev tekil mi, çoğul mu?” sorusu her zaman kafa karıştırıcıdır.
Sonuçta, evdeki eşyalar, hatıralar ve ruh hallerinin çoğulluğu, bir araya gelerek size tek bir şey sunar: Kendi dünyanızı. O yüzden unutmayın, evinizde yalnız olabilirsiniz ama hislerinizin her biri bir köşe kadar kalabalıktır.
—
İç Ses: “Evin bu kadar ‘çoğul’ olduğu bir ortamda yazı yazmak ne kadar tekil bir iş…”
Ben: “Bana ne, zaten yaparken eğleniyorum.”