İyi Bir Arkadaşın Ortak Özellikleri Nelerdir? Gerçekten Ne Bekliyoruz?
Arkadaşlık, hayatın en karmaşık ama bir o kadar da değerli dinamiklerinden biridir. Herkesin “iyi bir arkadaş”tan beklentisi farklı olabilir, ama bir şekilde herkesin kafasında bir “ideal arkadaş” profili vardır. İşin gerçeği şu ki, gerçek arkadaşlık, arada bir kriz anında ya da bolca sıkıcı anlarda ortaya çıkar. O yüzden hadi, gelin biraz cesurca konuşalım ve bu “iyi arkadaş” meselesini derinlemesine tartışalım. Bu yazıda, sevdiklerimizin özelliklerine değil, daha çok arkadaşlıkta beni gerçekten ikilemde bırakan ve düşündüren unsurlara odaklanacağım.
İyi Bir Arkadaşın Olmazsa Olmaz Özellikleri
Bir arkadaşın sahip olması gereken en önemli şey, tabii ki güven. Evet, güven! Bunu çok duyuyoruz ama gerçekten ne kadar önemli olduğunu fark ettiğimizde bazen göz ardı edebiliyoruz. Seninle sırlarını paylaşabilen, en dertli günlerinde bile seni anlama çabası gösteren, sana yalan söylemeyen bir arkadaş, her şeyden önce güvenilir olmalı. Gerçekten dostum dediğin kişiye, arkasını döndüğünde, onun senin güvenini bozmaması gerektiğine inanıyorum. Peki, güven tam olarak nasıl sağlanır? Bazen, dost dediğimiz insanlar, arkamızdan dedikodu yaparak ya da başkalarına seninle ilgili yanlış bilgiler vererek güveni zedeler. Bunu nasıl bağışlayabiliriz ki? Hayır, bu konu biraz karışık ama bence asla göz ardı edilmemeli.
Samimiyet de bence başka bir olmazsa olmaz. Senin yanında gerçekten kendin gibi olabildiğin, çekinmeden saçmalayabildiğin, düştüğünde seni kaldıracak birinin olması, arkadaşlığın kalitesini belirler. Yapmacık dostluklar, iki yüzlü ilişkiler… Gerçekten soğutuyor insanı. O yüzden bir arkadaşın, gerektiğinde ciddi, gerektiğinde gülüp eğlenebilecek biri olmalı. Ama tabii, fazlası da zarar.
Evet, sana zaman ayırması gerektiğini unutmamalı. Zaman demek, bazen sadece bir mesaj, bazen bir kahve, bazen de “nasılsın?” demek demektir. Bu küçük ama çok önemli detaylar, bence çoğu zaman göz ardı ediliyor. Hayat koşturmasında kimse kimseye yeterince zaman ayırmıyor ama bir dost, “ben buradayım” demek için bir şekilde yer bulur.
Son olarak, dürüstlük. Evet, bazen acı verir ama gerçek bir arkadaş, seni üzecek olsa da doğruyu söyler. Benim için dürüstlük, kıymetli bir değer. Beni kayırmayan, “bunu yapma” dediğinde, sebebini açıklayarak gerçekten söyleyen bir arkadaş, yıllar sonra bile değerini kaybetmez.
İyi Arkadaşlığın Zayıf Yönleri: Ne Kadar Mükemmel Olabilir?
Geldik işin zor kısmına. Düşünceye daldım ve bir an kafamda bir soru beliriverdi: “İyi bir arkadaş, gerçekten tüm bu özelliklere sahip olduğunda, ilişkiler her zaman mükemmel mi olur?” Cevap kesinlikle hayır. Çünkü bir arkadaşlık da bir ilişki gibi zaman zaman zorlayıcı olabilir. En başta söylediğimiz güven, samimiyet gibi özellikler çok güzel olsa da, bazen bu özellikler, aşırı korumacılıkla ya da gereksiz müdahalelerle bozulabiliyor.
Örneğin, bazen insanlar seni gerçekten çok seviyor olabilirler ama bazen bu sevgi, özgürlüğünü kısıtlamaya kadar gidebilir. Yani, sürekli seni kontrol etmeye çalışan bir arkadaş, seni sevsin de ne yazar? Kişisel alanın, en az arkadaşının güveni kadar kıymetli. Kimse bir diğerinin hayatına aşırı müdahale etmeye çalışmamalı. O yüzden, her zaman sağlıklı bir mesafeyi korumak, arkadaşlığın sağlıklı kalmasını sağlar.
Fedakarlık da bana göre bazen sorunlu olabilir. Evet, arkadaşın için bir şeyler yapmak güzel ama burada önemli olan, ilişkinin karşılıklı olmasıdır. Sürekli fedakarlık yapıp, her seferinde karşılık alamamak, zamanla büyük bir hayal kırıklığı yaratabilir. “Birinin arkasını kollamak” hoş bir şey olabilir, ama dostluk, her zaman bir karşılık beklemek zorunda kalmamalı.
Arkadaşlığın Tanımını Zorlayan Sorular
Hepimiz bazen, “Gerçekten dostum olan kişi kim?” diye düşünürüz. Peki, bir arkadaş, seni her zaman mutlu etmek zorunda mı? Yani, bazen bana öyle geliyor ki, insanlar yalnızca “iyi” arkadaşlıklar arıyor, ama “zor” olan arkadaşlıkları da gözden kaçırıyorlar. Bir arkadaşın, seninle her zaman mutlu olmak zorunda değil, değil mi? Çünkü gerçek dostluk, bazen seni en iyi şekilde “gerçekle” yüzleştirmeyi de gerektiriyor. Bu da bir başka sorundur: Ne kadar güçlü bir arkadaşlık kurabilirsin, eğer her zaman sadece seni desteklemeye çalışan birini istiyorsan?
Arkadaşlık, aslında derinlemesine bir çeşit kültürdür ve her kültürde farklı şekilde tezahür edebilir. Kimi insanlar, biraz “soğuk” olmayı, bazen keskin bir dille seni uyaracak kişiyi istiyor. Diğerleri ise her an destek bekliyor, her adımda yumuşak bir destek. Hangisi doğru? Belki de ikisinin arasında bir yerlerde bir denge bulmak gerek.
Sonuç: İyi Arkadaş Ne Zaman İyi Arkadaştır?
İyi bir arkadaş, sahip olduğu ortak özelliklerle seni en iyi şekilde tamamlar. Ama bazen, bu dostluk çok da mükemmel olmaz. Hepimiz bir noktada arkadaşlarımızın kusurlarını görmek zorunda kalıyoruz. Önemli olan, onların kusurlarıyla birlikte onları kabul edebilmek. Arkadaşlık, “olmazsa olmaz” diye düşündüğümüz pek çok özellikten daha fazlasıdır. Kimi zaman zor, kimi zaman eğlenceli ama her zaman değerli bir yolculuktur.
Peki, senin için iyi bir arkadaş nedir? Gerçekten o mükemmel arkadaşlıkları arıyor musun, yoksa kusurlarını kabul ettiğinde en değerli dostlukların kurulduğunu mu düşünüyorsun? Bu sorular, sanırım hepimizin üzerinde düşünmesi gereken sorulardan biri.